Mobilyalardaki Tehlike

Mobilya seçerken nelere dikkat etmelisiniz? Sağlığımıza zarar veren malzemeler neler? Özetle mobilyalarda kullanılan ve sağlığımızı tehdit eden kimyasalları inceledik bu yazımızda...

Mobilyalardaki Tehlike

Mobilya sektörü her geçen gün teknolojiden ve yeni üretilen sentetik kimyasallardan nasibini alarak gelişmekte.

Daha çok çeşitlilik, daha ucuza imal edebilme, daha dayanıklı bozulmayan uygulamalar.

Ancak her gelişmekte olan sektörde olduğu gibi mobilya sektöründeki gelişmelerde her zaman biz kullanıcıların lehine olmamaktadır.

Gelin birlikte mobilya üretiminde kullanılan malzemeleri inceleyelim.

Kontrplak

Kontrplak belirli incelikte kesilmiş, birden fazla ağaç levhanın üst üste tutkal vasıtasıyla yapıştırılması ile elde edilir.

KONTRTABLA

Kontrtabla, kontrplak levhalar gibi birden fazla ahşap levhanın üst üste tutkal vasıtasıyla birleştirilmesiyle oluşturulur. Farkı ise mukavemeti artırmak için birleştirilen tüm parçalar eşit değilde araya diğer parçalardan daha kalın parçalar koyulur.

SUNTA

Odun talaşlarının tutkal, sertleştirici madde ve hidrofobik özelliğini sağlayan kimyasal maddelerle birleştirilerek preslenmesi prensibiyle oluşturulan bir materyaldir.

MDF

Ağaç liflerinin tutkal yardımı ile birleştirilmesi ile ortaya çıkan bir materyaldir, suntadan farklı olarak arasında boşluk yoktur birleştirilen parçalar toz halinde olduğu için tam bir birleşme sağlanır, suntaya göre daha mukavemetlidir.

Bahsettiğimiz bu malzemelerde insan sağlığı için sorun teşkil eden, birleştirilmeleri sırasında kullanılan tutkallar.

Bu levhaları birleştirmek için kullanılan tutkal çeşitleri;

  • Melamin üre formaldehit
  • Üre formaldehit tutkalı
  • Fenol formaldehit tutkalı

Hepsi belli oranlarda formaldehit gazını ortama salıyor.

Bu tutkallardan bazıları ucuz, ucuzluk formaldehit gazını ortama salma oranı ile ters orantılı.

Genelde bize ulaştırılanlarda ucuz malzeme ama yurtdışına ihraç edilenlerde ise pahalı olan malzeme kullanılıyor çünkü 

Hem Amerika Birleşik Devletlerinde, hem de Avrupa Birliğinde, orman ürünlerinin gaz salınımları ile ilgili sınırlandırmalar getirilmiştir.

Amerika Birleşik Devletleri EQ Credit 4.4 ile, yüksek oranda formaldehit gazı saldığından dolayı, üre formaldehit reçinesini tamamen yasaklarken,

Avrupa Birliği E0,E1 ve E2 standartları ile orman ürünlerindeki serbest formaldehit oranını %0,5 ile sınırlandırmıştır

Gelin şimdi formaldehit gazı salınımının sağlığımıza verebileceği zararları yakından inceleyelim.

Beyin kanseri, Kan kanseri, Kolon kanseri ...

Formaldehit üretiminin yapıldığı ya da kullanıldığı endüstriyel alanlardaki mesleklerde çalışanların

işlerinden dolayı aşırı maruz kalan kişiler üzerinde yapılan araştırmalarda, beyin kanseri, kan kanseri ve kolon kanserinden ölenlerin sayısında normal populasyona göre bir artış olduğu göz

Kaynak araştıra : Shaham ve ark. 1996; Schlink ve ark. 1999

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Solunum sistemi, Sinir sistemi, Sindirim sistemi ...

Yapılan deneysel araştırmalarla kanserojenik olduğu vurgulanan formaldehitin,

solunum sistemi, sinir sistemi ve sindirim sistemi gibi birçok sistem üzerinde zararlı etkiler gösterdiği ortaya konmuştur.

Kaynak araştıra : Smith 1992; Usanmaz ve ark. 2002; Zararsız ve ark., 2006a.

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Üreme sistemi, Germinal hücre zararı, Sperm sayısı azalması ...

Üreme sistemi üzerinde de olumsuz etkiler gösteren formaldehitin,

germinal hücrelere zarar vererek fertilite problemlerine yol açtığı,

testis morfolojik yapısını bozduğu, sperm sayısı ve serum testosteron düzeylerinde azalmaya neden olduğu ifade edilmiştir.

Kaynak araştıra : Chowdhury ve ark. 1992; Thrasher ve Kilburn 2001; Özen ve ark. 2005.

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Embriyo ölümleri, Fötus anomolileri ...

Araştırmacılar, gebe fareleri, çiftleştirmeden önce, çiftleştirme esnasında ve gebelik süresince formaldehite maruz bıraktıklarında,

embriyo ölümlerinin, kriptoorşidizm ve aberrant ossification venters gibi fötusa ait anomalilerin arttığını,

askorbik asit konsantrasyonunun azaldığını,

özellikle doğumdan sonraki dördüncü ayda endoplazmik retikulum, lizozomlar ve mitokondrilerin enzimlerinde anormalliklere,

demir eksikliğiyle artan metabolik asidoza sebep olduğunu belirtmişlerdir.

Kaynak araştıra : Thrasher ve Kilburn (2001)

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Nefes darlığı, Öksürük, Ödem ...

Formaldehitin solunum sistemi toksisitesi düşük konsantrasyonlarda (0.5 ppm) bile ortaya çıkmaktadır.

Akut etkilenmelerde burun ve boğazda yanma hissi, nefes darlığı, öksürük, hırıltılı solunum gibi klinik semptomlara neden olmaktadır.

Daha yüksek konsantrasyonlarda ise, pulmoner ödem, inflamasyon ve pnömoni gelişmektedir

Kaynak araştıra : Blair ve ark. 1990; Smith 1992; Heck ve Casanova 1999; Kriebel ve ark. 2001

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Akciğer kanseri ...

Mesleki olarak formaldehite maruz kalan işçiler arasında akciğer kanserinden ölüm oranının %30 daha fazla olduğu belirtilmiştir

Kaynak araştıra : Halperin ve ark. 1983; Hayes ve ark. 1986

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Santral sinir sistemi, Deri, Göz toksik etkileri ...

Solunum sisteminin yanında santral sinir sistemi, deri, göz, testis ve menstrüel fonksiyonlar üzerinde de toksik etkilere sahip olduğu,

tavşan gözünün korneasına verilen formaldehitin ise retinaya zarar verdiği bildirilmiştir.

Kaynak araştıra : Hayasaka ve ark. 2001; Kilburn 1987; Chowdhury ve ark 1992

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Nazal tümör ...

Sıçanlar, uzun süreli 6-15 ppm dozunda formaldehite maruz bırakıldığında,

nazal tümör geliştiği gözlenmiştir

Kaynak araştıra : Kerns ve ark. 1982; Feron ve ark. 1988

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

Baş ağrısı, Baş dönmesi, Uykusuzluk, İştahsızlık, Davranış bozuklukları, Epilepsi ...

Nörotoksik etkileri akut etkilenmelerde baş ağrısı, baş dönmesi, keyifsizlik, uykusuzluk ve iştahsızlık şeklinde kendini gösterirken,

uzun süreli maruziyette ise, duygu- durum bozuklukları, davranış bozuklukları ve epilepsi gibi kalıcı nörotoksisite belirtileri ortaya çıkar

Kaynak araştıra : Kilburn ve ark., 1987; Stroup ve ark. 1986; Kilburn 1994; Zararsız ve ark. 2006a

Kaynaklar sayfanın en altında yer almaktadır.

 

Sonuç olarak; formaldehit vücuttaki pek çok doku ve organ üzerinde zararlı ve hatta toksik etkiye sahiptir.

Şimdi şunu düşünebilirsiniz, evimizdeki 3-5 mobilyadan salınan gazın ne kadar zararı olabilir ki?

Bu sorunun cevabını verebilmek için formaldehitin kullanıldığı yerlere gelin bir göz atalım;

  • Yalıtım malzemeleri (Cam yünü, Taş yünü vb.)
  • Boya
  • Plastik malzemelerin yapımında
  • Tekstil endüstrisi
  • Halı
  • Mobilya
  • Duvar kaplamaları
  • Ev temizlik ürünleri
  • (Blair ve ark. 1990; Smith 1992; Usanmaz ve ark. 2002)
  • Biyolojik örneklerin saklanmasında
  • Mumyacılıkta
  • Böcekleri ve birçok mikroorganizmayı öldürdüğünden dezenfektan olarak
  • (Schlink ve ark. 1999)
  • Diş hekimliğinde kaplamaların yapısında
  • Bazı ilaçlarda koruyucu madde olarak
  • Hemodiyaliz ünitesinde kullanılan solüsyonlar da formalin içermektedir.
  • Hastanelerde dezenfektan olarak
  • Mantar yetiştiriciliğinde sterilizasyon
  • Balık ve hayvan çiftliklerinde sterilizasyon
  • Şeker pancarının çürümemesi için
  • Piyasada birçok ürünün içinde son kullanım tarihini uzattığı için kullanılmaktadır.

Gördüğünüz üzere sadece kullandığımız mobilyalarda değil, tekstil ürünlerinde, plastiklerde, boya, ilaçlar,ev temizlik ürünleri vb. gibi neredeyse kullandığımız her şeyde var, hepsinden azar azar aldığımızı ve bunu ev gibi kapalı ortamda yaptığımızı düşünürsek bizce tehlikenin boyutu bir hayli büyük.

Peki mobilyalarımızda ne kullanmalıyız? (Bu içeriğin konusu mobilyalar olduğu için diğer alternatiflerden başka içeriklerde bahsedeceğiz)

MASİF AHŞAP

Kimyasala maruz kalmadan, kesimden edilen ahşap türüdür. Kimyasala maruz kalmaması, ahşabı %100 doğal yapmaktadır. Masif Ahşap neredeyse her ağaçtan üretilebilir.

Nem ve ıslaklığa en dayanıklı ağaçlar meşe ve çam ağacıdır.

Biz bu sebeple karavanımızda masif çam ağacı tercih ettik.

 

Mutfak tezgahı içinse meşe ağacını tercih ettik.

 

Sonuç olarak teknolojimiz büyük bir hızla ilerliyor, endüstri devriminin 4. neslini karşıladığımız şu günlerde,

hastanelerin çokluğuna rağmen kanser vakalarının ve ismini bile yeni duyduğumuz bir çok hastalığın oluşu, doğadan, topraktan ne kadar koptuğumuzun ufak bir göstergesi, sanki daha büyükleri daha büyük yıkımlarla gelecek!

Kaynaklar

  • Shaham J, Bomstein Y, Meltzer A, Kaufman Z. Palma E, Ribak J (1996). DNA-protein crosslinks, a biomark.er of exposure to formaldehyde in vitro and in vivo studies. Carcinogenesis, 17, 121- 125.
  • Smith, A.E (1992). Formaldehyde. Occup Med, 42, 83-88.
  • Schlink K, Janßen K, Nitzsche S, Gebhard S, Hengstler JG, Klein S, Oesch F (1999). Activity of O6-methylguanine DNA methyltransferase in mononuclear blood cells of formaldehyde- exposed medical students, Arch Toxicol, 73, 15-21.
  • Usanmaz SE, Akarsu ES, Vural N (2002). Neurotoxic effects of acute and subacute formaldehyde exposures in mice, Envir Toxicol Pharmacol, 11, 93-100.
  • Zararsiz I, Kus I, Akpolat N, Songur A, Ogeturk M, Sarsilmaz M (2006a). Protective effects of O-3 essential fatty acids against formaldehyde-induced neuronal damage in prefrontal cortex of rats, Cell Biochem Funct, 24, 237- 244.
  • Chowdhury AR, Gautam AK, Patel KG, Trivedi HS (1992). Steroidogenic inhibition in testicular tissue of formaldehyde exposed rats, Indian J Physiol Pharmacol, 36, 162-168.
  • Thrasher JD, Kilburn KH (2001). Embryo toxicity and teratogenicity of formaldehyde, Arch Environ Health, 56, 300- 311.
  • Özen OA, Akpolat N, Songur A, et al (2005). Effect of formaldehyde inhalation on Hsp70 in seminiferous tubules of rat testes: an immunohistochemical study, Toxicol Ind Health, 21, 249- 254.
  • Blair A, Stewart PA, Hoover RN (1990). Mortality from lung cancer among workers employed in formaldehyde industries, Am J Ind Med, 17, 683-699.
  • Heck H, Casanova M (1999). Pharmacodynamics of formaldehyde. Applications of a model for the arrest of DNA replication by DNA- protein cross- links, Toxicol Appl Pharmacol, 160, 86-100.
  • Kriebel D, Myers D, Cheng M, Woskie S, Cocanour B (2001). Short term effect of formaldehyde on peak expiratory flow and irritant symptoms, Arch Environ Health, 56, 11-18.
  • Halperin WE, Goodman M, Stayner L, Elliot LJ, Keenlyside RA, Landrigan PJ (1983). Nasal cancer in a worker exposed to formaldehyde, JAMA, 249, 510- 512.
  • Hayes RB, Raatgever JW, de Bruyn A, Gerin M (1986). Cancer of the nasal cavity and paranasal sinuses and formaldehyde exposure, Ind J Cancer, 37, 487-492.
  • Hayasaka Y, Hayasaka S, Nagaki Y (2001). Ocular changes after intravitreal injection of methanol, formaldehyde, or formate in rabbits, Pharmacol Toxicol, 89(2), 74-78.
  • Kerns WD, Pavkov KL, Donofrio DJ, Gralla EJ,Swenberg JA (1982). Carcinogenecity of formaldehyde in rats and mice aftar long-term inhalation exposure, Cancer Res, 43, 4382-4395.
  • Feron VJ, Bruyntjes JP, Woutersen RA, Immel HR, Appelman LM (1988). Nasal tumors in rats after short-term exposure to a cytotoxic concentration of formaldehyde, Cancer Lett, 39, 101- 111.
  • Stroup NE, Blair A, Erikson GE (1986). Brain cancer and other causes of deaths in anatomists, J Natl Cancer Inst, 77, 1217-1224.
  • Kilburn KH, Warshaw R, Thornton JC (1987). Formaldehyde impairs memory, equilibrium, and dexterity in histology technicians: effects which persist for days after exposure, Arch Environ Health, 42, 117-120.
  • Kilburn KH (1994). Neurobehavioral impairment and seizures from formaldehyde, Arch Environ Health, 49, 37- 44.

Reklamlar

Yorumlar