Anne Sütüne Veda

Nilin beze vedası kadar kolay oldu aslında anne sütüne vedası, bakmayın 32 aylık geçen süreye, süreyi uzatan biraz biziz, birazda Nil 😀kolay oldu diyoruz çünkü zahmetsiz, dertsiz, üzüntüsüz oldu tıpkı bezi bir anda bırakışı gibi...

Anne Sütüne Veda

32 aylık anne sütü maceramız☺️

Yoksa dile kolay Nil tam 32 ay dolu dolu, geceli gündüzlü emdi, fazla olan ayları büyüyünce maaşından keseriz dedik sesimizi çıkarmadık😉 Biz Nil 1 yaşındayken taşındık karavanımıza, bu sebeple emdiği o 32 ayın yarıdan fazlasında sürekli yollardaydık, başka yerlerde başka şehirlerdeydik hep, bu süreçte hiçbir zaman ertelemedim Nil'in emme isteğini, işim kolaylaşsın düşüncesiyle biberon, mama, emzik vb hiç ama hiç vermedim, bahane üretmedim, yoldayız ordayız burdayız demedim her zaman her yerde emzirmenin bir yolunu buldum ve emzirdim, zaten başka da çarem yoktu, çünkü Nil "maminneee" diye bir başlardı ağlamaya, istersen emzirme 😇 ''Maminne'' Nil’in taktığı bir isimdi emzirmeme, daha yaşına girmeden böyle söylüyordu emmek istediğinde, bende hiç bozmadım çünkü kod/şifre gibiydi ailemizin içinde 😇😉 özeldi, güzeldi de 💚😇

Emzik biberon gibi hiç bir ürün girmediği için hayatımıza, ağzına takıp oh ne rahat dönemimiz de olmadı, hep bir yolunu bulup emzirdim yolda sokakta dağda bayırda, her şehirde şehirlerin gittiğimiz her yerinde emdi hatta "maminne "pozları vardır Nil’in ilerki zamanlarına hatıra☺️ 😇

Bir bebek için ''emmek sadece karın doyurmak değildir'' der hem büyükler hem de işi bilen uzmanlar doktorlar, hem fiziksel hem de duygusal açlığa cevap olan anne sütü maceramız böyle böyle geçti günlerce, aylarca ... 

Okuduğumuz kaynaklarda hep anne sütü vurgulanıyordu, her yol anne sütüne, anne göğsüne, anne ile bebeğin etkileşimine, temâsına çıkıyordu.

Annelik; öncesi, devamı ve sonrası ile bir bütündür aslında.

Annenin beslenmesi ve yaşam şekli kalitesi, kullandığı ilaçları, kimyasalları, alışkanlıkları vb hepsi bir bütündür ve etkendir aslında hem süte sütün kalitesine, hem de anne karnındaki bebeğe bebeğin gelişim sürecine!

Hamilelik öncesinde başlamıştık biz sağlıklı beslenmeye, zararlı olan ne varsa bir bir hayatımızdan defetmeye, ve yerine zararsız ne kullabiliriz‘i öğrenmeye, denemeye, arınmaya, terk etmeye, kısacası sağlık yönünde sadeleşmeye...

Hamilelik süresince yani 9 ay boyunca sadece 9,5 kilo aldım, tip1 diyabetli bir anne olduğum için süreç hem benim için hem de Nil için iki kat daha zordu, hamilelik şekerimi yükseltiyor şekerim yükseldikçe de Nil riske giriyordu, Aşerme denilen bir kavram vardır herkes tarafından bilinen, hiç yaşamadım, saatli bir beslenme şeklim ve mevcut yeme içme düzenim olduğu için ve şekerim çıkmasın diye zaten istesemde yiyemiyceğim için ya Allah acıdı bana hiç aşermedim, ya da aşerme yok hamilelik nazı var, bilmiyorum özetle bu konu dakuşkularım var... (aşerenlere de aşarmeyi yaşayanlara da sosuz saygım var🙏) ve hamilelik sürecim otokontrollü ve katı bir şekilde sona erdi, Nil tip1 diyabetli bir annenin bebeği olduğu için tam 4,5 kilo doğdu, düzgün beslendiğim için hiçbir takviye (vitamin vb) almadım, hamileliğim süresince hiç ilaç kullanmadım gerekte görülmedi zaten, hiçbir sağlık sorunu da yoktu, o 4,5 kiloyu da doğumundan sonraki iki ay içinde de olması gereken kilosuna yani aynı ayda olan bir bebek kaç kilo ise o kiloya dönerek verdi.

İlk 1,5 sene anne sütü hariç hiçbir şey vermedim Nil’e su bile. 

Hamilelik süresince sürekli

"nolursa olsun emsin " dedik nasıl içten istemişsek artık, duamız kabul oldu🙏 ne olursa olsun hangi şartta olursa olsun hep emdi Nil, ve resmen göğsümde büyüdü😇 iki sene gece gündüz dolu dolu emdi üstelik iki seneyi de geçirdi, bırakma vakti geldi de geçiyordu bile, iki seneyi tamamladık fazla fazla uzatmalarıyla hemde, Ekim 2018 de birden gündüz emmesini kesme kararı aldım çünkü Temmuz 2018 de iki seneyi bitirmiştik, ama hiç bırakmaya da niyeti yoktu Nil’in  ☺️ artık büyüdüğünü ve dışarda emmesinin doğru olmadığını söyledim, kucağıma sığmadığını biraz da komik göründüğümüzü söyledim, sütün artık faydalı olmadığını, gündüz her şeyi yediğini gerekte olmadığını ekledim sözlerime ve hemen ardından şu soruyu içeren bir cevap aldım;  "peki ya uyurken?"  hemde dudağını bükerek   "uyurken emebilir miyim peki, hem uyurken kimse de görmez" dedi. :(

Beklemediğim kadar olgun bir cevap aldım ve "Evet "uyurken emebilirsin" dedim, bir an da üzmemek yıkmamak için 😔 "güldü ve gitti yanımdan, öğlen uyurken ve gece uyurken emecek olduğunun sözünü aldığı için hiç zorlanmadı hemen kesti gündüz emmesini, nasıl olsa uyurken açığı kapatırım düşüncesi vardı sanki, gözlerinden öyle anlıyordum çünkü😊 bu sohbetten sonra birden bire sorunsuz uyku haricinde emmeyi kestik 🙏 ama gündüzün kesilme işi bir anne olarak beni çokta mutlu etmedi hatta dahada zorladı diyebilirim, çünkü açığı kapatırım düşüncesini resmen eyleme geçirdi, gece daha sık uyandı daha çok emdi, öğlen uyuduktan sonra memeyi bırakmak istemedi çoğu zamanda yatırınca uyandı, durduk yere gündüz vakitlerinde "uyut beni uykum geldi" demeye başladı, bir süre böyle devam ettik, arada didiştik, arada eğlendik arada duygusallaştık, arada ağlaştık, çünkü o da farkındaydı artık bir şeylerin, gözlerimin içine öyle bir bakardı ki, uykuya dalarken ki emmelerinde öyle güzel gülümserdiki gözleri uykuyla gerçek arasındaki gidiş gelişlerinde, sanki

"biraz daha böyle kalsak ya anne, ne olur sanki, ne bu acelen" der gibiydi 💗 sonra gözleri yavaşça gider uykuya geçer meme ağzından düşerdi...

Bizim 2,5 senemiz hep böyle geçti😍 hem benim kıyamamam hemde Nil’in devam etme istediği ısrarı üzerine bir süre daha uyurken emme olayımız devam etti, sürekli gözümüzün önünde olmasının ve küçük bir alanda yaşıyor olmamızında etkisiyle artık bebek modundan çıktığının haraketlerini gözlemler olduk, sanki bu emme süreci artık birey olmasına engeldi, sanki kabuğundan çıkacak ama hep bir şey engeldi ve bu da galiba emme süreciydi.

Bunun üzerine uyku öncesi emmelerini de kesmemiz yani süreci tamamen bitirmemiz gerektiğine dair içten içe karar vermiştim.

Ben bu tarz düşüncelerle yana yana çözüm ararken Nil bir gün birden bire ishal oldu, biz ishal ve kusmalara sağlık açısından hemen ilk etapta müdehale etmeyiz, bu yüzden kesmek için hiçbir şey yapmadık ishalini önce kendi haline bıraktık, İshal olan bebeklere iki gün anne sütü vermeyin yazıyordu Aidin Salih’in "gerçek tıp" kitabının ishal bölümünde, 4 gün devam etti ishal, devam eder tabii,  çünkü gece uyku süresince emiyor ve emdikçe süreç kendini tekrar ediyordu, Artık tuvaletini yaparken "karnım ağrıyor" demeye başlamıştı, ve ishalden rahatsız olmaya başlamıştı, çünkü sürekli tuvaletim geldi diyip diyip tuvalete gitmesi gerekiyordu bu da onu sıkıyordu, Nil’in hal ve haraketlerinden ve de geçmeyen ishalinden bu ishal belkide bizim için memeyi bırakma konusunda bir şanstı diye düşünmeye başlamıştım artık, çünkü ilaçsız bir hayatın içinde ilk etapta tek çözümümüz önce süt içmemesi yönündeydi, İshalinin düzelmesi için emmemesi gerekiyordu yani benim emzirme sürecini artık tamamen bitirmem gerekiyordu. 

Karnının ağrıdığı bir anda eğildim Nil ‘in göz hizasına ve ; "sen emdiğin sürece bu kakoş(kaka) böyle olmaya devam edecek bitanem, hatta belkide daha da kötüleşeceksin, artık süt sana iyi gelmiyor bu onun göstergesi " dedim, öyle masum "iyi gelmiyor mu gerçekten" dedi ki, gözlerim doldu😔 "evet Nil ‘cim" dedim. "Emmiyim mi artık" dedi  "evet"  dedim içim cız ederek, ishalden öyle sıkılmış olacak ki bir daha emmedi, ve ishali de ilk kakasında anında düzeldi, bu da söylediklerimi Nil’e kanıtlar cinstendi, bir süre kakasını kontrol ettik, düzeldiğini gördükçe sevindi sevindik, Emmeme üzerine sohbet ettik, sadece bir iki gece uykudan uyanıp "emmek istiyorum", "emceeem"  "ben ağlıyorum sen beni niye emzirmiyorsun" diye ağladığını söyleyebilirim, ağladığı anlarda yine aynı şeyleri konuştuk, kah dinledi kah dinlemedi uyku ağır gelmiş olacak ki her seferinde ağlayan gözleriyle tam kalbimin üstüne kulağını vermiş bir şekilde küçülen gözleriyle benim sessiz ninni seslerimle uykuya yenik düştü.

Çok üzüldüm o anlar, içim gitti, emzirmek dahi istedim yeniden, ama başa sarmak onu daha da üzer süreci daha da derine iter düşüncesiyle bekledim, sakinleşsin diye dua ettim, tekrar emzirirsem bir sonraki aşama daha da zor olurdu düşünceleriyle üzüntüme yenilmedim ve bıraktığım andan itibaren bir daha hiç emzirmedim, kararlı olmak çok çok önemliymiş  bu ve bunu gibi konularda, bunu öğrendim.

Sonuç mu; "Emmeden uyuyorum bak", "küçükken maminne diye ağlıyordum dimi anne ''   ''ne yiyebilirim anne sen düşün" diye böbürlenerek uykuya dalan veya uykudan uyanan bir Nil var artık ☺️ gelelim sadece emerek uyuyan Nil’in nasıl uyuduğuna; öğlen uykularımızın düzeni sırf emmeyi bırakma yüzünden artık bozuldu maalesef, kendisi istediğinde öğlen uyuyor istemezse uyumuyor, ama gecelerimiz süper çünkü masal ile hemen uykuya dalan ve gece hiç bilinmeden kaliteli uyuyan bir Nil var artık ☺️

Zorlamadan, tiksindirmeden, yalan söylemeden, tramva yaşamadan bir adım daha büyümenin haklı gururu ve sevincini yaşadık ve yaşıyoruz kızımla, 

Merak edenlerin ilgilenenlerin bilgisine ...

Sevgilerimizle.


İçeriğimizi paylaşın.